Sarkomlarda minimal invaziv girişimsel tedaviler.

Sarkomlar kemik, kıkırdak, yağ dokusu, bağ dokusu, kas dokusu ve damar gibi "mezenkimal" hücrelerden kaynaklanan kanserlerdir. Kaynaklandıkları dokuya göre isimlendirilirler; örneğin, kemikten kaynaklananlara osteosarkom, kıkırdaktan kaynaklananlara kondrosarkom, yağ dokusundan kaynaklananlara liposarkom, bağ dokusundan kaynaklananlara fibrosarkom, kas dokusundan kaynaklananlara leiomyosarkom ya da rabdomyosarkom ve damarlardan kaynaklananlara da anjiosarkom adı verilir. Sarkomlar çok çeşitli dokuları tutabilen fakat sık rastlanmayan kanserlerdir. Ancak, hastalar daha uzun süre yaşadıklarından, toplumda sarkomlu hastaların sayısı (prevalans) artmaktadır. Sarkomlar her yaşta görülebilen tümörlerdir; kemik sarkomlarının %50 si, yumuşak doku sarkomlarının ise %20 si 35 yaşın altında görülür. 

 

Nasıl tanı konur?

Sarkomlar bazen başka nedenlerle bazen de ele gelen kitle ve ağrı gibi tümöre bağlı şikayetlerle çekilen ultrason, tomografi ve emar gibi filmlerde saptanırlar. Bir sonraki aşamada, saptanan şüpheli kitleye görüntüleme rehberliğinde iğne biyopsisi yapılarak patolojik tanı konur. Patolojide hem tümörün cinsi anlaşılır hem de grade' i (düşük, orta ve ya yüksek grade) belirlenir. Grade yükseldikçe tümör daha agresifleşir, büyüme hızı artar ve uzak metastaz yapma ihtimali yükselir.

 

Nasıl tedavi edilir?

Sarkomlarda klasik tedavi yöntemleri cerrahi, radyoterapi ve kemoterapidir. Uygulanacak tedavi tümörün cinsi, grade' i ve yaygınlığına göre belirlenir. Genel olarak, metastaz yapmamış düşük grade li sarkomlarda cerrahi operasyon tercih edilir. Bunun dışındaki tümörlerde ise, tek tedavi genellikle yeterli olmaz; kemoterapi, radyoterapi ve cerrahinin değişik kombinasyonlarını uygulamak gerekir. Ancak, bazı sarkom türleri kemoterapiye, bazıları da radyoterapiye dirençli olabilir. Birçok hastada da, bu tedaviler uygulanmış ancak hastada direnç ya da nüks gelişmiş olabilir. Bu durumlarda, ilave bazı tedaviler uygulanmalıdır.

 

Sarkomlarda minimal invaziv tedaviler

Düşük grade' li ve metastaz yapmayan sarkomlarda ilk tedavi seçeneği cerrahi ya da radyoterapidir. Ancak, bu tedavilere uygun olmayan ya da bu tedavilerden sonra aynı yerde nüks eden tümörlerde ideal tedavi perkütan ablasyondur. Perkütan ablasyonda en sık kullanılan yöntemler kriyoablasyon, radyofrekans ve mikrodalgadır. Tümörün lokalizasyonu, büyüklüğü ve kritik organlara yakınlığına göre bu yöntemlerden birisi seçilebilir. Ancak, ağrısız olması, lokal anestezi ile yapılabilmesi, işlem sırasında ablasyon alanının buztopu şeklinde ultrason ve tomografide görülebilmesi nedeniyle daha çok kriyoablasyon tercih edilir.

Kol ve bacakta (ekstremite) yerleşimli sarkomlarda genellikle ameliyattan önce (neoadjuvan) kemoterapi uygulanarak tümör küçültülür ve sonra operasyon uygulanır. Bu tür hastalarda neoadjuvan kemoterapi atardamardan verilirse (intraarteryel kemoterapi) hem tedavinin etkisi artar hem de sistemik yan etkileri azalabilir. Ekstremite sarkomlarında intraarteryel kemoterapi teknik olarak kolay, emniyetli ve etkili bir yöntemdir.

Sarkomların en çok metastaz yaptığı organ akciğerdir. Metastazlar genellikle sayıca fazla olduğundan cerrahi operasyon uygulanamaz. Aynı nedenle, radyoterapi de genellikle uygun bir seçenek değildir, ayrıca bazı sarkom türleri radyoterapiye dirençlidir. Bu tür olgularda en iyi tedavi yöntemlerinden birisi perkütan ablasyondur. Akciğerde radyofrekans, mikrodalga ve kriyoablasyon yöntemlerinin hepsi de başarıyla kullanılabilir. Ablasyon için ideal metastazlar çapları 3-4 cm yi aşmayan ve sayıca fazla olmayan tümörlerdir. Metastazların büyüme hızının yavaş olması çok önemlidir; bu tür olgularda, akciğerdeki metastaz sayısı 10-15 tane bile olsa belli aralıklarla ablasyon tedavisi yapılarak bazı durumlarda tümörler kontrol altına alınabilir. 

Sarkomlar, akciğer dışında da başka bir çok doku ve organa metastaz yapabilirler. Bu tür olgularda, eğer tümörlerin yerleşimi ablasyona uygunsa ve metastazların büyüme-çoğalma hızı yavaşsa perkütan ablasyon iyi bir seçenektir. Metastazların yerleştiği organa ve metastazların büyüklüğüne göre çeşitli ablasyon yöntemleri tercih edilebilir. Karaciğerde, genellikle radyofrekans ve mikrodalga, yumuşak dokuda ise kriyoablasyon tercih edilir. Küçük metastazlarda tüm yöntemler kullanılabilir, ancak büyük metastazlar için kriyoablasyon daha uygun olabilir. 

 

 

 

Sarkomlar

Sarkom metastazlarında kriyoablasyon oldukça etkili ve emniyetli bir tedavi yöntemidir.
Ekstremite sarkomunda bacak atardamarından intraarteryel kemoterapi.
Yumuşak doku sarkomu akciğer metastazlarında mikrodalga ablasyonu

Kanserde girişimsel tedavi yöntemleri

Prof Dr Saim Yılmaz

0-534-551 0 551
0-541-540 0 777
 Danışma formu 
Aşağıdaki telefonlardan bizlere ulaşabilir, Whatsapp tan rapor gönderebilirsiniz.
0-534-551 0 551
0-541-540 0 777