Kanserde mikrodalga ablasyonu

 

Mikrodalga ablasyonda, tıpkı mutfaklarımızda kullandığımız mikrodalga cihazlarında olduğu gibi, doku içine elektromanyetik dalgalar gönderilir. Bu dalgalar dokuda bulunan su moleküllerini yine dalgalar şeklinde hareket ettirir (osilasyon) ve bu moleküllerin sürtünmesiyle ortalama 80-100 derece arasında ısı oluşur. Oluşan ısı, tıpkı radyofrekansta olduğu gibi, iğnenin çevresindeki yaklaşık 3cm çapındaki bir alanda doku ölümüne yol açar. Bu alan ablasyonun süresine, kullanılan iğnenin cinsine ve sayısına göre bir miktar artabilir ya da azalabilir. Mikrodalga ablasyonda dokuya elektrik yerine elektromanyetik dalgalar gönderilir, bu nedenle, radyofrekansta olduğu gibi hastanın bacaklarına elektrod yerleştirilmesine gerek yoktur. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mikrodalga, radyofrekansa göre daha yeni bir perkütan ablasyon yöntemidir. İnsanlarda tümör tedavisinde kullanımı ilk kez 2000 li yıllarda gerçekleşmiştir. Radyofrekansa göre iki farklılığı vardır. Birincisi, ısı üretimi daha hızlı ve daha güçlüdür, bu nedenle ablasyon daha süratli olur. Doku içinde yüksek sıcaklıklara ulaşılabilmesi ablasyon şiddetini artırır, ancak bazı kritik yerlerde komplikasyon oranını da artırabilir. İkincisi, ablasyon için elektrik akımı kullanılmadığından ablasyonun etkinliği dokunun iletkenliğine bağımlı değildir (radyofrekansın aksine). Bu nedenle, mikrodalga ablasyonu kemik ve akciğer gibi nisbeten yalıtkan dokularda da etkili olarak kullanılabilir.

 

Mikrodalga ablasyon sırasında tümöre yerleştirilen iğnelere "anten" adı verilir. Tıpkı radyofrekans problarında olduğu gibi, mikrodalga antenlerinin de içinde kömürleşmeyi engelleyen bir soğuk hava ya da su sirkülasyon sistemi vardır. Bu soğutma sistemi sayesinde mikrodalga ablasyonu daha geniş bir alanda etkili olur, aynı zamanda anten soğuk kaldığından ablasyon alanı dışında (örneğin ciltte) yanık gibi problemler oluşmaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Radyofrekans gibi, mikrodalga da yaklaşık 3cm çaplı bir alanda tam ablasyon sağlayabilir. Mikrodalgada şemsiye tipi iğne yoktur, düz iğne şeklinde antenler kullanılır. Bazı sistemlerde üç taneye kadar anten kullanılarak ablasyon alanı genişletilebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mikrodalga ablasyon da, tıpkı radyofrekans gibi, en sık karaciğer tümörlerinde, özellikle de hepatoselüler kanser (HCC) ve karaciğer metastazlarında kullanılır. Dokunun elektriksel iletkenliğinden etkilenmediğinden akciğer ve kemikte de uygun bir ablasyon yöntemidir. Son yıllarda tiroid nodüllerinde de yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mikrodalga ablasyon

Mikrodalga ablasyonda bacaklara elektrod (pad) yerleştirilmez.
Mikrodalgada ablasyon alanı elips şeklindedir. Tam ablasyon için iğne tümörün tam ortasına yerleştirilmelidir.
Bazı karaciğer metastazları mikrodalga ablasyonla tedavi edilebilirler

Kanserde girişimsel tedavi yöntemleri

Prof Dr Saim Yılmaz

0-534-551 0 551
0-541-540 0 777
 Danışma formu 
Aşağıdaki telefonlardan bizlere ulaşabilir, Whatsapp tan rapor gönderebilirsiniz.
0-534-551 0 551
0-541-540 0 777