Kanser metastazlarında minimal invaziv girişimsel tedaviler.

Metastaz, vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan kanser hücrelerinin bulundukları organ dışındaki diğer dokulara ve organlara yayılmasıdır. Bu yayılma, komşu organlara, damarlara ve bölgesel lenf düğümlerine olursa "lokal ileri evre" olarak değerlendirilir ve kanserde genellikle üçüncü evreye karşılık gelir. Bu tür kanserlerde, çoğunlukla önce kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavilerle tümör küçültülür ve sonra da cerrahi operasyon yapılır.

Eğer tümör hücreleri kan yoluyla karaciğer, akciğer, kemik ve beyin gibi organlara yayılırsa, bu "uzak organ metastazı" olarak isimlendirilir. Bu tür hastalarda cerrahi operasyon uygulanmaz, klasik tedavi sistemik kemoterapidir. Ancak bazı durumlarda, minimal invaziv girişimsel radyolojik tedaviler tümörleri tahrip edebilir, tümör yükünü azaltabilir veya tümöre bağlı ağrı ve kanama gibi şikayetleri giderebilir, ve böylece, hastalarda sağkalımı  ve yaşam kalitesini belirgin olarak artırabilir. 

 

Hangi metastazlarda girişimsel kanser tedavileri yararlı olabilir?

Metastazlarda, tümörlerin sayı, boyut ve yerleşimlerine göre perkütan ablasyon veya arteryel tedaviler uygulanabilir. Perkütan ablasyon karaciğer, akciğer, pankreas, kemik, meme, tiroid ile cilt altı yumuşak dokularda uygulanabilir. Ancak mide, barsak ve sinir dokusunda yapılamaz, ayrıca bu yapılara komşu olan tümörlerde de tercih edilmez. Perkütan ablasyon için her tümöre ayrı ayrı iğneyle girmek ve tümörün çevresindeki ince bir normal dokuyu da tahrip etmek gerekir. Bu nedenle metastazların sayıca az olması tercih edilir. 

Metastazlarda arteryel tedaviler en çok karaciğerde uygulanır. En sık kullanılan yöntemler kemoembolizasyon (TAKE), radyoembolizasyon (TARE) ve intraarteryel kemoterapidir. TAKE ve TARE karaciğer dışında pek kullanılmaz, ancak intraarteryel kemoterapi genel olarak vücudun her bölgesindeki metastazlara tapılabilir. Arteryel tedavilerde, metastazların sayısı çok önemli değildir. Ancak metastazların örneğin karaciğer gibi tek bir organda ya da bölgede (kol, bacak gibi) olması ve besleyici damarlarının sayıca az olması tercih edilir. Beyin, kemik ve karın boşluğu gibi çok sayıda organ ya da bölgeye yayılmış metastazlarda perkütan ablasyon ya da arteryel tedaviler yararlı değildir. 

Minimal invaziv tedavilerin en sık uygulandığı metastaz tipleri aşağıda belirtilmiştir.

1. Karaciğer Metastazları: 

Karaciğer, metastazların en sık görüldüğü organlardan birisidir. Özellikle mide, barsak ve pankreas gibi sindirim sistemi organları ile meme, yumurtalık, akciğer ve böbrek kanserleri karaciğere sıkça metastaz yaparlar. Karaciğer aynı zamanda, girişimsel kanser tedavilerinin de en sık uygulandığı ve en başarılı olduğu organdır. Bunun nedeni, karaciğerin homojen yapıda büyük bir organ olması ve tümörleri besleyen damarlarla normal dokuyu besleyen damarların farklı olmasıdır. Karaciğerde, metastazlar sayıca az, 3cm den küçük ve ultrason ya da tomografide görülebiliyorsa perkütan ablasyon (radyofrekans, mikrodalga gibi) tercih edilir. Metastazlar küçük ve çok sayıda ise arteryel tedaviler (TAKE, TARE gibi) daha uygundur. 

Karaciğer metastazlarında girişimsel tedaviler hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

2. Akciğer metastazları:

Akciğer de metastazların en çok görüldüğü organlardan birisidir. Akciğer metastazlarında lokal tedavi seçenekleri cerrahi, radyoterapi ve perkütan ablasyondur. Metastazlar birkaç tane ise ve hastanın akciğer kapasitesi yeterli ise her 3 yöntem de uygulanabilir, ancak perkütan ablasyon ve radyoterapi daha çok tercih edilir. Metastazlar sayıca fazla ise, cerrahi ve radyoterapi uygun değildir, çünkü cerrahi ile akciğerin çok büyük bir kısmının alınması gerekir, radyoterapide ise akciğere verilebilecek maksimum radyasyon dozu aşılır. Dolayısıyla akciğerde sayıca fazla (örneğin 5 den fazla) metastaz varsa, günümüzde en iyi lokal tedavi yöntemi perkütan ablasyondur. 

 

 

Akciğerde perkütan ablasyon seçenekleri radyofrekans, mikrodalga ve kriyoablasyondur. Her 3 yöntem de deneyimli ellerde başarılıdır. Radyofrekans ve mikrodalganın maliyeti daha düşüktür, ancak uygulama için genel anestezi gerekebilir, ayrıca 2 cm den büyük metastazlarda etkileri azdır. Kriyoablasyon daha pahalıdır, ancak ağrısız olduğundan lokal anestezi ile yapılabilir ve yeterli sayıda iğne kullanılırsa büyük metastazlar da tedavi edilebilir. 

 

 

 

Akciğer metastazlarında, işlemin hastaya yararlı olabilmesi için metastazların yavaş seyirli olması gerekir. Çünkü her bir seansta maksimum 3-6 metastaz tedavi edilebilir ve seanslar arasında en az 2-3 hafta ara vermek gerekir. Ayrıca, metastazların tüm vücutta değil sadece akciğerde ya da ağırlıklı olarak akciğerde olması istenir. Tüm vücuda yayılmış ve hızlı ilerleyen metastazlarda perkütan ablasyon yararlı değildir. Ayrıca, karaciğerin aksine, akciğer metastazları girişimsel arteryel tedaviler için uygun değildir.

Video bilgilendirme: "Akciğer metastazlarında perkütan ablasyon"

 

 

3. Kemik metastazları: 

Kemik metastazları, en sık prostat, meme ve akciğer kanserlerinde görülür. Kemik metastazlarında hasta için en büyük problem ağrı ve kırık oluşumudur. Bu durumda genellikle radyoterapi uygulanır, ancak: 1. Radyoterapinin ağrı kesici etkisi genellikle geç (birkaç hafta sonra) görülür, 2. Hastaların yaklaşık 1/3 ünde ağrıyı kesmede yetersiz kalır, 3. Başlangıçta ağrısı kesilen hastaların yaklaşık yarısında birkaç ay sonra ağrı yeniden başlar. Ağrıya neden olan kemik metastazlarında perkütan ablasyon oldukça başarılı bir yöntemdir. Özellikle kriyoablasyon, hem lokal anestezi altında uygulanabilmesi hem de ağrıya neden olan sinirleri hızlı bir şekilde öldürebilmesi nedeniyle tercih edilir. Kriyoablasyonda ağrı kesilmesi tedaviden hemen sonra başlar ve radyoterapiye göre daha uzun süre devam eder.  

 

Kemik metastazları kemiği eritip zayıflatarak kırık oluşturabilirler (patolojik fraktür). Özellikle vücut ağırlığını taşıyan omurga kemikleri ve kalçalarda oluşan kırıklar ağrı, deformasyon ve omuriliğe basıya neden olabilirler. Bu, en sık akciğer ve meme kanseri metastazları ile mültipl miyelom adı verilen bir tür kemik iliği kanserinde görülür. Bu durumlarda, perkütan ablasyon ya da radyoterapi yanında, kemiğe özel bir çimento enjeksiyonu yapılarak kemik sağlamlaştırılabilir ve çökmesi engellenebilir. Vertebroplasti ya da sementoplasti adı verilen bu işlem ayrıca kırık nedeniyle oluşan ağrıyı da azaltabilir ya da ortadan kaldırabilir. 

4. Yumuşak doku ve kas metastazları: 

Bazı kanser türleri, vücutta cildin hemen altındaki yumuşak dokuya ya da kas dokusuna metastaz yapabilir. Bu tür metastazlarda perkütan ablasyon oldukça başarılıdır çünkü tümörler ultrasonla kolayca görülebilirler ve ciltten kolayca ulaşılabilirler. Yumuşak doku ve kas metastazlarında, radyofrekans ve mikrodalga da kullanılabilir, ancak ideal yöntem kriyoablasyondur (dondurma tedavisi). Çünkü: 1. Kriyoablasyon lokal anestezi altında yapılabilir ve ağrısızdır. Bu nedenle özellikle göğüs duvarındaki kaburgaların arasındaki tümörlerde bile bölgesel sinirlerde ağrıya neden olmadan tümörleri öldürebilir. 2. Kriyoablasyon sırasında, ultrason ve tomografide ablasyon alanı (buztopu) kolayca görülebildiğinden cilt ve sinirler gibi hassa dokular daha kolay korunabilir. 3. Kriyoablasyonda iğne sayısını artırarak 6-7cm çaplı büyük metastazları bile tedavi etmek mümkündür. 

 

 

Metastazlar

Kolon kanseri akciğer metastazında radyofrekans ablasyon (RFA).
Kolon kanseri metastazlarında mikrodalga ablasyon.
Göğüs duvarı kanserleri ve mezotelyoma bazı hastalarda kriyoablasyonla tedavi edilebilir.
Omurga metastazı çökme kırığına (kompresyon fraktürü) vertebroplasti.
Sarkom metastazlarında kriyoablasyon öneml bir tdavi seçeneğidir.

Kanserde girişimsel tedavi yöntemleri

Prof Dr Saim Yılmaz

0-534-551 0 551
0-541-540 0 777
 Danışma formu 
Aşağıdaki telefonlardan bizlere ulaşabilir, Whatsapp tan rapor gönderebilirsiniz.
0-534-551 0 551
0-541-540 0 777
Kriyoablasyon